Sevgiyi, dostluğu, hayatı anlatan en anlamlı sözler
Benim aziz Leylâm, sevgili belâm. Ya sen olmasan, ben ne bok yerim, neye yararım? Mânâsız bir otomatisme’in, mânâsız bir fiziğin, kahrolası boşluğunda, ben garip, ben duyan, ben yirmi dört saatte, yirmi dört bin parça olan, ne yapardım?
İyi şiirde imge şiire kan pompalayan ve sonra yine kanla dolan yürek gibidir. Eğer imgeyle sözcükler arasında böyle bir dolaşım sağlanamazsa imge de şiir de değerini ve yaşamını yitirebilir.
Dünü yorumlayıp geleceği okumada hep şairler haklı çıkmıştır.
Bir şiir okurken deyim yerindeyse bir sözcük lezzeti alırız. Sözcüğün lezzeti ise onun salt anlamına bağlı değildir. Bu konuda anlamdan da önemli olan sözcüğün ses yapısı, yani tınısıdır.
Acı çağdaş yaşamın bir zorunluluğudur ve duyarlı olmanın sonucudur. Şairin acı ile hesaplaşması gerekir. Bugün onurlu insan, içinde bulunduğu olumsuzluklar karşısında, onları ortadan kaldırmak elinden gelmediğine göre, acı duymak zorundadır. Bu bir kefaret sorunudur. Aydın kişi acı duyarak güzelliğin, inceliğin kefaretini öder. Alaturka olmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Eğer olabildimse, yani Türk usulü bir şiir yaratabildimse ne mutlu bana.
Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar. Ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm; içimde cesetler ve daha ölmemişler var.
Sağır kulağa sözüm yok, köre ne göstereyim Duymazlıktan, görmezlikten gelenler; Bir de size sormalı, ya ben nereye gideyim?
İnsan usul usul ölmek için gelir dünyaya. Başlar her gün biraz daha insan olmaya. Ve olurken usul usul ne tuhaf.
Yani benim gözlerimin bunca yıl gördükleri, bir gün benimle birlikte yok olup gidecekler öyle mi?
Başa mı dönsem acaba? Silip bütün geçmişimi, Yoksa kalan ömrümün, Yürüsem mi sonuna?
Sen sofra bezini sevgiyle sererdin. O zamanlar su azizdi, ekmek bereketli, ben daha gençtim.
Kıyamet çoktan koptu. Haberiniz yok. Siz hâlâ güneşin, her sabah doğuşuna güvenin.
Ve insan içinde bir kafesle yaşar, inilti gibi, kimi zaman bir garip ses duyar.
Benim bu dünyada bir yerim olmadı, Kuytu gövdemi saymazsak eğer.
Bir kaçıştır bu; Çünkü en az ölüm Kadar korkar insan Yaşamaktan.