Sevgiyi, dostluğu, hayatı anlatan en anlamlı sözler
Bilim, nesillere yayılan bir ekip çalışmasıdır. Meşalenin öğretmenden öğrenciye geçmesidir.
Muhammedi din, bütün dinlerden üstündür. Mısır'da şeyhler, "Tanrı'nın Oğlu" dediğimizde ne demek istediğimizi sorarak beni çok utandırdılar. Üç tanrımız olsaydı kâfir olurduk.
Yüce olandan gülünç olana geçiş sadece bir adımdır.
Belki pek çok planım oldu, ama hiçbirini özgürce uygulama imkânım olmadı. Dümenin elimde olması pek işime yaramadı; ellerim ne kadar güçlü olursa olsun, ansızın kopan dalgalar daima daha güçlüydü ve geminin batmasına yol açmak yerine onlara boyun eğmeyi tercih ettim. Böylece hiçbir zaman gerçek anlamda kendi kendimin efendisi olamadım; her daim koşulların kölesi oldum.
Vatanını kurtaran hiçbir yasayı çiğnemez.
Tahtı ben gasp etmedim. Onu çamurdan kaldırdım; halk o tahtı benim başıma koydu. Ben halkın kralıydım, Bourbonların soyluların kralı olduğu gibi!
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.
Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır; onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler. (Düşmanları için söyledikleri.)
Ben manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı', hiçbir dogma, hiçbir donmuş, kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli; Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medenî beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.
Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar.
Ruhumu delip geçiyorsunuz. Bir yarım acı çekiyor, öbür yarımsa umut dolu.
Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.
Akıl ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur.
Adlî siyasetimizin esası, «Zamanın değişmesi ile hükümlerin dahi değişmesi lâzım geleceği inkâr olunmaz." kaidesidir.
30 Ağustos'ta sevk ve idare ettiğim muharebede Türk milleti yanımdaydı. Bir insan, milletiyle beraber hareket ettiği zaman ne kadar kuvvetli hissediyor bilir misiniz? Bunun tarifi zordur. Bunu anlatmakta güçlük çekersem beni mazur görünüz.