Sevgiyi, dostluğu, hayatı anlatan en anlamlı sözler
İnsan için, her şeyi söylerler... Ne çıkar? Elverir ki, vicdanı temiz olsun...
Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa kendisi kim bilir neydi?
Yara sıcakken acımaz, hemşireciğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
Yan yana yürümeye başladık. Yeni yakalanmış bir kuşun yüreği, göğsünde nasıl atarsa benimki de öyle atıyordu. Fakat zannediyorum ki, beni bıraksa da artık kaçmaya kuvvet bulamayacaktım.
Dik dur ve gülümse. Bırak neden gülümsediğini merak etsinler.
Sen, kurşunla vurulanları hiç işitmedin mi, be hemşireceğim? Bazıları, vurulduklarının fakında bile olamazlar, üç beş adım koşarlar, kaçıp kurtuluyoruz sanırlar. Yara sıcakken acımaz, hemşireceğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?
İnsan yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, hep birinin gönlümüzden kopup ayrılması bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
Kaybettiğin tek savaş, uğrunda savaşmaktan vazgeçtiğindir.
Dördüncü sınıftaydım. Yaşım on iki kadar olmalı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi, bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temrîni olur," demişti.
Bu kadar çok vakit, bu kadarcık bir zaman çerçevesine nasıl sığmıştı?
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889, İstanbul - 7 Aralık 1956, Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yaprak Dökümü ve Dudaktan Kalbe gibi eserlere imza atmış roman, öykü ve oyun yazarıdır.
Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.
Zaten aşka kin kadar yakın bir his yoktur. (s. 189)
İnsanlar tuhaftır! Fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en önce vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar. (s. 91)
Her şeyden evvel okumak, duygularını eğitmek lazım. (s. 32)
Erkekler bir kadını sevebilmek için ona saygı duyabilmelidirler. (s. 306)
Duyulmamış bir zafer yarı yarıya meydana gelmemiş sayılırdı. (s. 178)
Kadınlar şiirli aşklar hülya ederler ve aşklarında şiirle bahtiyar olurlar. (s. 109)
İnsan halk için değil, kendi için yaşamalıdır. (s. 23)