Ben alkolün benden aldığının fazlasını alkolden aldım.
Değişik çevirisi: Rüyaların yorumlanması; zihnin bilinçsiz aktivitelerine giden muhteşem yolun bilgisidir.
Eğer aşağı doğru akan bir su düşünebilen bir varlık olsaydı, kendi özgür istenci ve iradesiyle aşağı doğru akmakta olduğunu düşünürdü.
Yıldızların hareketlerini hesaplayabilirim ama insanların deliliğinin nereye gideceğini asla.(Güney Denizi Şirketi Balonun patlaması sonucu hisseleri değer kaybettiğinde)
Felsefenin amacı nedir? Şişeye düşen sineğe çıkış yolunu göstermektir.
Eğer bir aslan konuşabilseydi, onu anlayamazdık.
İnsanın anatomisi maymunun anatomisinin anahtarıdır. Öte yandan, alt hayvan türlerinde daha yüksek şeylere yapılan imalar, ancak daha yüksek şeyin kendisi zaten biliniyorsa anlaşılabilir. Burjuva ekonomisi böylece, antik vb. anatominin anahtarını sağlar. Ama hiçbir şekilde, tüm tarihsel farklılıkları bulanıklaştıran ve tüm toplum biçimlerinde burjuva toplum biçimlerini gören iktisatçılar gibi değil.
Dogmalar ve kurallar, insanın doğal yetilerinin akla uygun kullanılışının ya da daha doğru bir deyişle kötüye kullanılmasının bu mekanik araçları, erginleşme ve olgunlaşma için sürekli bir ayakbağı olurlar.
Ne olduğun gerçeğiyle yüzleş, çünkü seni değiştirecek olan şey odur.
Bilginin elde edilmesi, bizi iyiye ulaştıracaktır.
Bir şeyi görebilmek için onu anlamak gerekir.
Yıldızını takip edersen, hedefi kaçırmazsın.
Lisan, dudaklarımızın üzerindeki şarap gibidir.
Ana-babaların, yöneticilerin ve öğretmenlerin çocuklara Teslis, Bakire Meryem, İndralar, Trimurti, Budalar, Muhammed'in göğe yükselmesine dair çağdışı ve akla sığmaz öğretiler yerine, sade gerçekleri, bütün dinlerin herkesçe paylaşılan taraflarını, insandaki tanrısal ruhun metafizik özünü ve kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa başkalarına da öyle davranması gerektiği biçimindeki kılgısal yasayı öğretmeleri seçilmelidir.
Zamanlar artık eski zamanlar değil, iki sene içinde pek çok adetler değişti. Kışın konaklarda, yazın yalılarda oturan aileler gittikçe azalmaktadır. Hele, Mısırlıların üşüşmelerinden sonra Boğaziçi'nde yalısı, köşkü olup da kiraya vermekten sakınanlara ya çok zengin, ya çok hesapsız gözüyle bakılıyor.