Suçun ne? Daha belli degil.
Din ve bilimin birbirinden ayrı tutulmasını pek anlayamıyorum. Ama şundan eminim ki bu iki ekolün birbirine bu kadar acımasızca saldırması için hiçbir sebep yok.
Biz kimiz? İnsandan çok daha fazla sayıda galaksinin bulunduğu bir evrenin unutulmuş bir köşesinin içine tıkılmış bir galakside kaybolmuş can sıkıcı bir yıldızın önemsiz bir gezegenini mesken tutmuş insanlarız.
Alışveriş için para harcamıyorum. Deli bir adamım, kıyafete para vermem. Üzerimdeki tişörtü katıldığım bir festivalden satın almıştım. Altımdaki pantolon ise bir akrabama ait. İç çamaşırlarımı da genelde ucuz mağazalardan satın alıyorum. Kazandığım parayı daha çılgın şeyler için harcıyorum.
A Dictionary of Thoughts, Editör: Tryon Edwards, (1908), s. 301
Kurgu bir örümcek ağına benzer, belki çok hafifçe bağlanmıştır birbirine ama yine de her bir köşesinden hayata bağlıdır.
İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir.
İnsanın, ne derece büyük olursa olsun, her türlü felakete alışı vermesi, ürkütüyordu beni.
Sevdiğim, sonsuzca yitirdiğim ender çiçek, geri kalan yılları ömrümün, seni anımsamama yetmeyecek.
Haramisi, soyguncusu, Uğursuzu, vurguncusu, Cellat ruhlusu, soysuzu, Bakan, sadrazam olmuştur.
Siz yarın deyince aklıma ölmek geliyor, katıla katıla ölmek..
Her İstanbullu Boğaziçi'nde sabahın başka semtlerinden büsbütün ayrı bir lezzet olduğunu, Çamlıca tepelerinden akşam saatlerinde İstanbul'da ışıkların yanmasını seyretmenin insanın içini başka türlü bir hüzünle doldurduğunu bilir.
Bu ıssız Anadolu mezarlıklarında ne kadar sevgili bıraktık, geçtik...
Bu kadar çok vakit, bu kadarcık bir zaman çerçevesine nasıl sığmıştı?