Şimdi çok erken, yarın ise çok geç.
Hayatın en ısrarcı ve acil sorusu şu: Başkaları için ne yapıyorsunuz?
Biz, saygıları dışında herhangi bir milletin hiçbir şeyini istemeyiz.
Gördüğüm en olağanüstü çalışan işçiler; Şili'deki maden işçileri, yalnızca sebze yerler (ayrıca bazı baklagil ve tohumları).
İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.
Vejetaryenliğin yayılması kadar insanlığın sağlığına ve dünyada hayatta kalmalarına fayda sağlayacak başka bir şey yoktur.
Bir insanın akıllı olmasına bir şey dediğimiz yok. Yeter ki aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın.
Şimdi, diyorum ki, insan denen yaratığı eğitimle aydınlanmış ya da aydınlanmamış olarak düşün.
Yoksa bütün beyaz şeyler ıslak ve soğuk muydu?
Biz şairler nefretten nefret ederiz ve savaşa karşı savaşırız.
?Daha kaç kere söyleyeceğim size? YALNIZIM!
İki insan birbirini seviyorsa, buna mutlu bir son yoktur.
Hayat her şeydir. Hayat Tanrı’dır.
Çalışmak, uçup gidebilecek bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlıktır.
Ayakkabılarımın altı delikti; ama üstü her zaman boyalıydı.
Bu dünyada yediğimiz ekmekler içtiğimiz sular dizlerimizdeki bu güçderimizdeki tad karşı koymak içindirkaçmak için değil alçacık durgun düzlüğümden el sallıyorum beni kınadığınız tepelere...
Salihat-ı Nisvandan Saffet Hanımefendiye
Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak!
Meğer benim peşinde koştuklarım serapmış...