Tek yolculuk, içindeki yolculuktur.
Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.
Ben acı çekmedim. Günü yaşamanın önemini ve yarını çok düşünmemek gerektiğini öğrendim.
Diğer hayvanları köleleştiren, hadım eden, üzerinde deney yapan ve onlardan biftek yapan insanların, hayvanların acı hissetmediğine dair anlaşılması kolay bir eğilimi var. İnsanlar ve “hayvanlar” arasındaki keskin ayrım, eğer biz hayvanları zerre kadar pişmanlık ya da suçluluk duygusu hissetmeden irademize boyun eğdirmek, bizler için çalıştırmak, onları giymek, onları yemek istiyorsak hayati öneme sahiptir. Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler.
Bir sözcüğün anlamı, onun dil içindeki kullanımıdır.
İnsanlığı yücelten her iş, onurlu ve önemlidir; dört dörtlük yapılmalıdır.
Beni anlamak istiyorsan yüreğinin içine bak.
Dinlemesini Bilen, Anlamayı Da Bilmeli.
Başarısızlıklar, kuvvetlilere daha da kuvvet verir.
Hayata neyle başlarsan başla, sonunda gurur ve aptallık kalıyor elinde! Oysa neler istemiştik hayattan!
bir şiir çıplak bir kişidir… bazıları benim bir şair olduğumu söyler.
İnsan bilmediği konularda hep abartılı fikirlere sahip olur.
İslam'la birlikte bir Araplaşma da vardır büyük coğrafyada. Bu kısmen Suriye için de doğru. Mağrip için belki daha doğru... Halk, halk olarak yerinde duruyor ve halk dini benimsiyor. Halbuki bu bakımdan Türkiye çok özgün bir yer. Türkiye, Müslümanlar buraya geldikleri için vatan olmuş bir ülke.
Her parıldayan şey altın değildir, diyorlar. Olmayıversin. Parıldıyor ya! Türkiye'de kıymetsizlik kıymete bindi.
Yar yoluna dökülmedik yolları neyleyim
Şimdi çok iyi anladım ki; bizde zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi.
Ben bayrakları değil insanları severim.
İnsan biraz gevezelik etmezse dili paslanıyor.
Canını kurtarayım derken vatanından olursun.
I.Bir şey ki hava gibi, ekmek gibi, su gibi,Lâzım insana, lâzım onsuz yaşanılmıyor.Ana baba gibi, dost gibi, yavuklu gibi,Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor....
Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil. Yetmiş iki millet dahi Elin ‘yüzün’ yumaz değil.