Kal de kalır öl de ölür.
Eğer doğduğun zaman Havra kapısına bırakırlarsa Yahudi olursun, Cami kapısına bırakırlarsa Müslüman, Kilise kapısına bırakırlarsa Hristiyan olursun.
Çocuktaki utanma hâli ondaki akıl nurunun alametidir.
Şiir yazmak benim için bir eğlence olmak şöyle dursun, bir ihtiyaç, bir zaruret, adeta yaşamamın sebep ve hikmeti. Bugün, 'Yarın öleceksin.' deseler, yegane üzüntüm, dünyada bırakacağım sevdiklerimle yazamadığım eserlerimdir.
Ben en iyisiyle kolayca tatmin olurum.
Diğer tüm kanıtları bir yana bırakırsak baş parmak bile benim Tanrı'nın varlığına inanmam için yeterlidir.
Mutluluk mantıksal bir ideal değil bir imgelemdir.
Acının rengi yok, herkes için aynı akar.
Acılarınızın çoğu kendi seçiminizdir.
İnsanların erdemlerinin çocuklarına geçmesi az rastlanır.
Kimse bulunduğu yerden memnun değildir.
Büyüklerin hepsi birer çocuktu.
Tek istediğim onun mutlu büyümesi. Ana konu bu.
Sanat, hayatın güzelliğini keşfetmemize yardımcı olur.
Biz ki ustasıyız vatan sevmenin..
Acı çağdaş yaşamın bir zorunluluğudur ve duyarlı olmanın sonucudur. Şairin acı ile hesaplaşması gerekir. Bugün onurlu insan, içinde bulunduğu olumsuzluklar karşısında, onları ortadan kaldırmak elinden gelmediğine göre, acı duymak zorundadır. Bu bir kefaret sorunudur. Aydın kişi acı duyarak güzelliğin, inceliğin kefaretini öder. Alaturka olmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Eğer olabildimse, yani Türk usulü bir şiir yaratabildimse ne mutlu bana.
Yapılana dek, her zaman imkansız gözükür.
Nerede olduğumuzu bildiysek, orada olmayı seçmişizdir aynı zamanda.
Yüreğim Milletimin hainden kanlıdır. Böylece bir milletin, İslâm Mlletinin düştüğü acı bölünme, cehalet, maddî ve mânevî batış hali beni tarifsiz sıkıntılara düşürür. ama yine Allah'ın rahmeti gelir, beni ye'se düşmekten kurtarır.
Boş konuşan insan çana benzer, içi boş olduğu için çok ses çıkartır!