Türkçe her hâliyle somut bir dildir; öteki dillere oranla, her şeyini somutça anlatır. Türkçede biz kızdık mı 'küplere biner' , sevindik mi 'bir kol çengi' oluruz, 'eteklerimiz zil çalar' . Ağlarsak ‘iki gözümüz, iki çeşmedir' . Ayrılırsak, 'ciğerimiz yanar' vs. Zaten halk şiiri Türkçesi, bütünüyle bu somutluk üzerine kuruluyor. Divan şiiri, her ne kadar soyut bir güzelleme gibi görülürse de imgeleriyle son derece somut ve vurucudur.
— Attilâ İlhan
Düzyazı her yere girip çıkabilecek kadar alçak gönüllüdür, onun için hiçbir yer girilmeyecek kadar aşağılık, pis ya da sefil olamaz. Hem çok sabırlı hem de çok mülkiyetçidir. Uzun, yapışkan diliyle gerçeğin bütün küçük ayrıntılarını yalayıp yutar, sonra da bu ayrıntıları çok derin labirentlerde biriktirir; arkasında yalnızca mırıltıların, fısıltıların duyulabileceği kapıları sessizce dinler durur.
— Virginia Woolf